maç var bugün,ötesi yok.
derbi sabahlarından çok derbinin geceleri çok kötü olur insan.önce hafiften uyku gelmesi için dua edilmeye başlanır geceden.olmaz tabii..başaramazsın uyumayı.gereksiz şeylerle oyalanıp uykunu getirmeye çalışırsın..o da işe yaramaz çoğu zaman..isteyerek yataga gidip uyuyamazsın..gözler kapanır akıl başka yerde..hele bir de derbi normal bir maç değilse,şampiyonluğa giden yolda önemli bir maçsa o zaman gelin görün şenliği.uyku haram olur..uyuyamadığın dakikalarda avutmaya başlarsın kendini,'zaten sabah geç uyanırım,ordan da hemen maça giderim'..olmaz öyle işte zar zor uyuduğun bir kaç saatte uyanırsın mutlaka bir kaç kere.uyanırsın sonra,bir daha da uyumamaya karar verirsin..geceden kalma bir kasa biralı göbek,eritmeye çalışırsın maçtan öncesine yer kalsın diye.giyinirsin maça gidersin.stada girersin,en zor kısımlarda asıl orda başlar..maç öncesinde geyikle karışık yapılan skor muhabbetlerinde aklına hep 'abi bu maç sıkıntılı,şu yok bu yok..hepsi sakat..bence berabere' diyen kişinin sözleri kulaklarında yankılanır,sonra maçın başlamasına 5 dakka kala mırıldanırsın içinden;
'ha sktr lan!adam haklı amk..ne 3-0'ı .. 1-0 olsun bizim olsun.'
yenmektir derbi de önemli olan ne iyi futbol,ne iyi mücadele ne de başka herhangi birşey.herşey skor tabelasına bakar.senin lehine ise başlarsın maç sonu aramayı sağa solu.ya da face'den laf sokarsın millete.iletileri okup güler en yaratıcı laf sokmayı bulup yazarsın.ancak skor aleyhine ise 2 seçeneğin vardır genel ekseriyette;ya telefonunu kapatırsın ya da telefonunu açık tutup avcısını bekleyen bir kurban gibi öylece beklersin.klasik bahaneler uydurursun ama yemezz tabi,dedik ya skor tabelası önemli olan..hakem,futbol,taraftar hepsi hikaye...telefonu kapatmak ise en tehlikelisi..zaten kolay kolay da kapatamazsın..aklına dalga geçtiğin insanlar gelir..hepsinin telinin açık olduğu ve senin yarıla yarıla gülerek dalga geççtiğin maç sonraları..kapatmaazsın telefonu..
öylece geçer gider bir derbi maç daha..
fakat doğrusunu söylemek gerekirse biz bu kadar adrenalin dolu derbiler yaşayamıyoruz artık.
ezeli rekabet,ebedi rezalet olduğundan beri..
beşiktaşla idare ediyoruz işte..
olduğu kadar..
:)

not1:reklamlara tıkladığımz kadar gol atıcaz şeklindeki pazarlamacı usulü yalanları bir kenara bırakıp realist bir yapıyla reklamlara tıklamanızı bu takdirde  bizim para kazanacağımızı söylüyoruz.
not2:reserved

11.02.2011 // 23:30

Malumunuz pazartesi günü bazılarımız için özel birgün.Sonuçta sevgilisi olan var olmayan var dimi? Neyse bizim eve gelincede bazılarımızın var bazılarımızın yok:) Şimdi bu bloğu aile büyüklerimizde okuyor.Kimin var kimin yok söylemeye gerek yok:D Zaten evde 14 Şubatı maç izlemeyerek kutlayacakları bilen biliyor:)
14 Şubatta ne yapılacağını bilmek konusunda evdeki herkesin tecrübesizliği söz konusu.Aslında bunun için bi anket düzenleyebilirdik. Ama evdekilerin ortak kanısı 14 Şubatı Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadında geçirmek!:) Seveyim sevgililer gününüyle ..... başlayan bi bestede var yani:D
14 Şubatta sevgilisi olanlar bazı planlar yapıp kutluyorlar,hediye alıyorlar,eğleniyorlar vs. vs.
Burdan sevgili olanların sevgililer gününü kutluyoruz ve allah tamamını erdirsin diyoruz:)
Olmayanlarında nefretle bakmamasını,sevgililere saygı göstermesini(bence pazartesi evden çıkılmadan yatılası ve film izlenebilesi bi gün olabilir:) ) ve gelecek seneler için çaba göstermesini diliyoruz:)
Kendimi tutamayıp burda bi isyan bayrağı açmak istiyorum yaa!!!
Tamam iyi hoş etrafımızda güzel kızlar var.Hoş  ve güzel sevgililerimizde var ama bu aşağıdaki videodakiler ne!! İnsan mısınız arkadaşım diye haykırmak istiyorum! Tanrının bunları kimlere layık gördüğünü merak ediyorum!:) İsyanım var ulannn!!:D




Not1:Video ile ilgili yorumlarınızı bekliyoruz:) (Lütfen insancıl ve ahlak çerçevesinde olsun arkadaşlar:D)
Not2:Videonun sonunda mutluluktan dolayı reklamları bol bol tıklayın.Bakarsınız sevaba girerseniz Allah sizede bi Adriana Lima verir!(olmaz olmaz deme tıkı eksik etme!)
Not3:Sevgililer günüyle ilgili dahine fikirlerinizi yorumlarda bize iletebilirsiniz.
Not4:Bu notta bişiy istemiycem.Kendinize iyi bakın.Hoşçakalın:)

04 Şubat 2011 // 00.21

uzun zamandır futbol değerlendirmesi yapmıyorduk.hazırda ligde sular ısınmışken ve dengeler değişmek üzereyken bi kaç kelime yazalım dedik(yazının bu kısmından sonra çoğul değil tekil ekleri tercih edicez).
fenerbahcenin trabzonu yenmesiyle tabi ortalık birazdaha karıstı.her ne kadar zevk veren ve istikrarsız futboluna devam etmese fenerbahçe her zaman kafaya oynama yolundaki kritik maçları kazanmayı bilmiştir.geçen sene galatasaray beşiktaş maçlarında olduğu gibi bu sene de trabzonu yenerek şampiyonluk yolunda farkı 4 puana indirdi.ancak dediğimiz gibi takımın üzerindeki ölü toprağı bir türlü gitmedi,hala gol yemek korkusuyla yanıp tutuşan bir takım var ortada..bu durumu aykut hoca,rıdvan dilmen ve güntekin onay'ın programına katıldığında 'takımın düzelmesinin tek reçetesi bol galibiyet ve şampiyonluk' olarak açıkladı.bence de doğru gerçekten takımda şampiyonluğun kaybedildiği trabzon maçından beri gol attıktan sonra geri çekilme alışkanlığı oluştu.Aykut hoca bu durumu kendisinin istemediğini takımın maçın içinde istemsiz olarak bunu yaptığını söyledi.bu alışkanlığın en büyük sıkıntılarınıda bu sene gaziantep,beşiktaş,bursa ve kupa maçlarında gördük.ama herşeye rağmen elinde kalan tek kozu yani ligi tekrar kurtarmaya çalışan bi fenerbahçe var ortada.
galatasaray'ın ise durumu içler acısı.şu sıralardaki durumunu bizim aragonesli durumumuza benzetiyorum.ama gs hakkında tek yapabildiğim tespit,gs taraftarının kandırılmaya en müsait taraftar olduğu.
96 yılında gelen fatih terimden sonra yerine getirilen lucescu bir yenilikti,başarılı sezonların ardından gelen lucescu gidince peşine tekrar fatih terim getirildi.terimden sonra hagi geldi takımın başına sonra gerets.sonra cevat gülerle şampiyon oldular ve peşine feldkamp.sonra skibbe ardından bülent korkmaz,başarı yakalanamayınca rijkaard..o da olmayınca tugay ve hagi..yani demem o ki,yönetim önce yenilikçi davranıp yabancı teknik direktör getiriyor hemen ardından kızgın taraftarın öfkesini dindirmek için efsanelerden birini takımın başına koyuyor.bu kısır döngü olarak böyle devam ediyor ama taraftar her seferinde doğal bir refleks olarak efsanelerine sahip çıkıp geçmişe bir sünger çekiyor.oysa kredisiz denen bülent korkmazın bile ipi 1 sezon dolmadan çekildi.neyse diyeceğim o ki 2001'e kadar yakalanan onca başarının devamının getirilememesi yönetimlerin ard arda gelen duygu sömürüsü içerisindeki kandırma politikasıdır ve gs taraftarı artık bunun farkına varmalıdır.
beşiktaşa gelince her ne kadar skor elde edemeselerde göze hoş gelen ve izlenebilitesi yüksek futbol oynuyor.bu yeni transferlerin amacı kupa mı lig mi uefa mı ? tam olarak anlamadım ama olsun.türkiyeye böyle oyuncuların girmesi artık şart.hem daha iyilerinin gelmesi için hem de başarı için..
bu seferlik bu kadar.. başka zamanlarda trabzon ve bursasporu değerlendirmek üzere :D
hoşçakalın.

not1:futbolda objektiflik olmaz.erkek adam takım tutar.
not2:yorumlarda küfür olmasın. :)
not3:reklamlara tıklayalım :))