19.08.2012 // 11.00

merhabalar efendim.
ramazan bayramının 1. gunünde,13 yıl önceki depremin yıldönümünün 3 gün sonrasında,hafif bir esintinin olduğu oglen saatlerinin birinde mis gibi keyif yapıp spor haberleri gelsin diye ogle bültenlerini izlemek veya gidip komsulardan para ve emvai cesit seker toplamak varken oturmuş size yazıyorum.bu da demek oluyor ki bir derdim var.bu da demek oluyor ki bu yazdıklarımı okumalısınız.okumasanız kaybedeceğiniz birşey var mı? tabii ki yok. bu yüzden de değerli vaktinizi çaldığım için  öncelikle özür felan dilemem.sanki öbür oda da nötron'ları birleştiriyordunuz amk? desturunla geldin,şurda 2 kelime yazıcaz adabınla oku,çık git.zaten 2 yıldır oraya reklam diye sikimsonik alet koymusunuz.ya var ya tıklama oranınızı göstersem yemin ediyorum kendinizden utanırsınız.'adam zahmet etmişte o kadar yazmış,bi tıklamayı fazla görmüşüz;tam bir blog katiliyiz allah bizim belamızı versin' dersiniz.ama gerek yok bu kadar kendinize yüklenmenize hala geç kalmıs sayılmazsınız.
neyse diyeceğim o ki hepimiz icin yolun sonu sayılır bu sene okullar bitecek yada bitmeye yaklaşacak falan.is hayatı gelecek yavaş yavaş ki bu genclerin simdiden elleri ekmek tutmaya başladı.2 tanesi mühendis oldu gitti şirketlerde çalısmaya başladı bir tanesi öğretmen gibin bisi oldu.
Bizden şimdilik bu kadar ahali.
Optuk bye
 


11.04.2012 // 13.50

yazmaya yazmaya ne yazılacağını da unutmuşuz.zaten tam 1.5 saatimi blog'a giriş yapabilmek için harcadım.zekası geriye doğru işleyen blogger bana şifremi yollayabilmek için kullanıcı adımı istiyor.e pezevenk ya ben kullanıcı adımı unuttuysam ne yapacaksın?şifremimi isteyeceksin kullanıcı adımı geri yollamak için.
neyse sabah sabah ufak bi sinir yaptım bu olaya ondan sonra düşündüm ben bayaadır sinirliyim.bayadır dediğim 102 saattir.hayatımın en pislik,en gereksiz,en sağlıksız,en masraflı aynı zamanda en sadık,en dert dinleyen,en yakın alışkanlığımı bıraktım.öyle koftiden sanmayın ama ciddi ciddi bıraktım yani.gaza geldiğim zamanları çok iyi bilirim,ne kadar çabuk söneceğimide. :) ama bu sefer başka.5 yıl sonra ilk defa bırakmayı deniyorum.kritik 72 saati atlattık.bundan sonra fizyolojik olarak sigaranın benle hiçbir bağı kalmadı.yani vücudun nikotin isteği minimum seviyede.yani bundan sonrası tamamen beyinle,kafayla alakalı.ama henüz 5. günde nefes alısverislerimden yediğim yemeğin tadına kadar bir çok değişti.bu tarafları insanı yeterince motive ediyor zaten.haa bi de bu dönemde en önemli şey 'arkadaşların desteği' imiş.bi el atın lan yardımcı olun bu kardeşinize.arada 'başarabilirsin şampiyon' temalı mesajlar felan atın.size minettar olurum.
neyse işte böyle.kendi kendimi de motive ederek ruhsal masturbasyonumu da tamamladığıma göre evin durumuna geçebiliriz.
durumlarda en sıkıntılı olan vizelerin başlayacak olması.evin bir odasını tamamen fotokopiye ayırmış durumdayız.kapıyı açarken dikkatli olmak gerek bir not çığı üstünüze devrilebilir ve sizi öldürebilir.ha? o notların hepsine mi çalışıyo bu gençler?tabii ki hayır.not bi bakıma tatmin aracı.'ah ulan be notları toplasaydım kesin geçerdim ben bu sınavı,çok kolaymış amk' diyip gereksiz yere yakınmaların önüne geçebilmek için.
bunun dısında çok bişi yok.olsa da her bokta söylenmez amk.
bu arada haftaya tek maçtan yatan kuponların capslerini koyucam buraya. göründe aklınız çıksın.
çok öpüyorum.
sağlıklı ve mutlu günler diliyorum.


ve bir şarkı armağan ediyorum 'sigara bırakılır ama ferdi baba bırakılmaz' diyen bütün dostlarımıza;



Lefter Küçükandonyadis

Bugün Lefter sonsuzluğa gitti. Daha öncede futbolcular öldü ama hiçbiri bu kadar üzmedi,hiçbiri bu kadar görkemli uğurlanmadı sonsuzluğa.Bunun nedeni onun futbolcu olmasından değil,insan hem de fazlasıyla karakterli bi insan olmasından ileri gelir. Tribünde Fenerbahçeli yöneticiler tarafından takip edilirken,attığı 4 golden sonra duş bile almadan stadı terkeden bu zat'a bu hareketinin nedeni sorulduğunda 'karşı takım kalecisi milli takım kalecisiydi ben ise 17 yaşındayım.ona 15 dakikada 4 gol attığım için utandım.o yüzden uzaklaştım oradan.' Bu hakkaniyete,haysiyete,inceliğe sahip bir insan olduğu için bu kadar üzdü Lefter. Yunanistana karşı attığı 2 golden sonra maç sonunda kendisine küfür eden yunanlı taraftarlara 'ben türküm,benimle türkçe konuşun.' cevabıydı onu bugün böyle görkemli bi şekilde uğurlamak isteyenlerin telaşı. Her futbolcu ölür,her sanatçı,her insan ölür..Ama efsaneler ölmüyor işte..Yapılacak olan ilk tesise muhtemelen lefterin adı verilecek,böylece ölümsüzlüğe varacak onun ismi. Biz dünde,bugünde çok üzüldük.Üzüntüyü paylaşan tüm futbol camiasını görünce 1 kez daha sevdik lefteride,değerlerimizide,fenerbahçeyide. Neyse artık daha fazla konuşupta kulaklarını çınlatmayalım Lefter'imizin. Malum,tam da şu sıralar karşılıklı futbol oynamayı çok özlediği Metin Oktay'a karşı gol atma telaşındadır. :) Hoşçakal Lefter. Huzurla uyu.

13 Ocak 2012 // 01.45

gündem:çirkin kadınla-tipsiz erkeğin cehennemin dibindeki karşılaşması
sosyal paylaşım söylemleri:kadının esprilisi,erkeğin adonis kaslısı. (biscolata erkeklerini kıskanmadığını söyleyen erkekle,victoria secret angel'lerinin güzel olmadığını iddia eden kadın evlenirse ortaya çıkan çocuklarının adı ya justin bieber ya da keramettin olur.)
peki,videodaki türk kadınları gördünüz mü? bakın orda vazonun içinde var,şöminenin etrafında felan oralarda. türk kadınları her yerde.




not1:reklamlara tıklayanlar için sözümüz meclisten dışarı.
not2:ev hala çok güzel.ohh mis gibi eğleniyoruz hep.birde şu sınavlar olmasa..
not3:hayat çok güzel.